Talya Çelebi Estetikli Mi?
Kayseri’nin Sessiz Sokaklarında Bir Sorunun Ardında
Kayseri’nin o dar, sessiz sokaklarından birinde yürürken, rüzgarın yüzümü hafifçe okşadığı o anı hatırlıyorum. O an, zamanın ne kadar geçip gittiğini unutur gibi oluyorum. Bir şekilde kendimi hep aynı sokaklarda buluyorum, her adımda bir şeyler değişiyor ama Kayseri hala değişmiyor. Ben de öyle… Ya da belki bir şeyler değişiyor ama farkında değilim.
O gün Talya’yı sosyal medyada gördüm. Talya Çelebi. Kimse onu tanımıyor, belki de bu yüzden onu o kadar çok seviyordum. Onun her paylaştığı fotoğraf, her yazdığı yazı içimde bir umut yaratıyordu. Onun gözlerinde bir şey vardı, insanın hayal kırıklıklarını unutturacak bir şey… Ama bir gün, bir fotoğrafında bir değişiklik fark ettim. O an, sanki gözlerim bana ihanette bulunmuş gibi hissettim. Çünkü yıllardır “gerçek” olduğunu düşündüğüm o kadının aslında estetikli olduğunu fark ettim.
Bir Fotoğrafın Arasında Kaybolan Gerçeklik
O fotoğrafı hala hatırlıyorum. Talya, hafif solmuş bir pastel tonunda bir elbiseyle, gülümseyerek bir çiçekle poz veriyordu. Fakat bir şeyler eksikti… Ya da belki çok fazlaydı. Dudakları, yüz hatları, burnu… Her şeyin normalden bir parça fazla belirgin olduğu, yapay bir güzellik vardı o fotoğrafta. O an içinde bulunduğum hayal kırıklığı, her şeyin çok hızlı ve sert bir şekilde değişmesine neden oldu. Çünkü Talya, yıllarca beni kendi doğal haliyle etkileyen, beni anlatan bir figürdü; o anda o figür kaybolmuş gibiydi.
Gerçekten estetik mi? Gerçekten mi? Herkes bir şekilde “doğallık” derken, ben de yıllardır o kelimeyle büyüdüm. Talya Çelebi’nin estetikli olduğu gerçeği beni nasıl bu kadar etkiledi, ben de bilmiyorum. Sadece bir anda her şeyin anlamsızlaştığını hissettim. O estetikli yüz, o “sahte” güzellik, sanki her şeyin anlamını kaybetmesine neden oldu.
Estetik ve Ben: Kendi Çatışmam
Hep yazdım, hep düşünürken yazdım. Kayseri’nin çarşısında yürürken ya da dağ evimizin penceresinden gün batımını izlerken hep aklımdan geçen sorular vardı. O kadar çok sorguladım ki, gerçekten estetik mi yapmak istiyorum, yoksa bunun bir takıntı haline gelmesini mi engellemek istiyorum? O soruların cevabını bulmaya başladığımda Talya Çelebi’nin bu fotoğrafını gördüm ve her şey karışıktı. Şimdi her şeyin çok net olduğunu düşündüm.
Talya’nın yaptığı şey bana biraz da cesaret verdi, ama aynı zamanda korkutmaya başladı. Çünkü estetik operasyonların, insanlar üzerindeki etkilerini görmek, onları beğenmenin, onlara hayran olmanın benim ne kadar yüzeysel olduğumu anlamama neden oldu. İnsanlar ne kadar değiştirilirse, içindeki kimlik o kadar silinmiş olur mu? İşte, bu soruyla baş başa kalmak oldukça zorlayıcıydı. Estetik, kendini ifade etmenin bir yolu muydu, yoksa başka birinin beklentilerine uyum sağlamanın bir yolu muydu?
Kendimi sürekli sorular içinde buluyordum. Bazen Kayseri’nin pazarlarında bir çay içip, kafamı dağıtmak istiyordum. Ama sormadan edemedim: “Estetikli bir yüz, bir ruhu gerçekten yansıtır mı?” Gerçekten kimse mi olmadığı birini yaratmak için bedenini şekillendiriyor? Her şey görsel miydi?
“Doğallık” mı? Yoksa “Herkese Uyum Sağlamak mı?”
Birkaç gün sonra Talya ile ilgili yazıları okumaya başladım. İnsanlar, ona hayran olduklarını, ona bakarken daha güzel ve kendilerine güvenli hissettiklerini söylüyordu. Yani, estetik gerçekten onu farklı bir hale getirmişti. Bu da bir gerçekti. Ama bir o kadar da garipti. Herkesin kendisini kabul etmeye ve sevmeye çalıştığı bir dönemde, onun bu kadar fazla güzelliğe yaklaşması, onun yalnızca daha fazla onay alması gerektiği anlamına mı geliyordu?
Bütün o yazıların arasında, bir tek şey beni rahatsız etti: Gözlerimdeki o hayal kırıklığı. Talya’nın gerçekliğine olan güvenim bir anda kayboldu. Ama belki de kaybolması gerekiyordu. Çünkü bu, hepimizin yüzleşmesi gereken bir gerçekle ilgiliydi. Gerçekten herkes kendine estetik yaptırarak daha iyi hissediyor mu? Hangi sebeple? Daha güzel olmak mı? Daha çok sevilmek mi? Ya da sadece başkalarıyla “uyum sağlamak” mı?
Hayal Kırıklığı ve Yeniden Başlamak
Bir hafta sonra, bir akşam çayı içerken, Talya’nın o fotoğrafını tekrar gördüm. Artık daha sakinim, daha sabırlıyım. Estetik, insanların kendini ifade etme şeklidir, kabul ediyorum. Belki de Talya’nın yaptığı şey bu şekilde ona iç huzur getirdi. Belki de o, estetikle yalnızca dışını değil, içini de yeniden şekillendirmiştir. Kendisini beğenmek, başkalarının bakışlarından bağımsız olarak özgürleşmektir.
Bu yazının sonunda, artık net bir cevabım var. Talya Çelebi estetikli mi? Evet. Estetikli, ama aynı zamanda hala onu tanıyan, onun gerçekte kim olduğunu bilen, onu sevmenin ne demek olduğunu bilen bir ben var. Ve belki de estetik yapmak bir hak, bir özgürlük. Sonuçta, güzellik ve kendini kabul etme yolculuğu, her bireyin kişisel bir seçimidir.
Ve belki de, kaybolduğumu sandığım o gerçeklik, aslında başka bir biçimde var olmaya devam ediyordur…