İçeriğe geç

İnternet ne zaman yenilenir ?

İnternet ne zaman yenilenir?

Bunu ilk kez yüksek sesle sormadım aslında. İçimden, defterin kenarına karalanmış bir cümle gibi duruyordu. Ama o gün, Kayseri’de o eski apartmanın üçüncü katında, gerçekten söyledim. Hem de sinirle değil… daha çok yorulmuş bir sesle.

İnternet ne zaman yenilenir?

O cümle odada yankılanmadı bile. Çünkü internet zaten yoktu.

Bir sabahın bozulmuş düzeni

Sabah uyanmıştım. Normalde günün en sevdiğim saatidir o anlar. Perdeden süzülen ışık, mutfaktan gelen çay sesi, dışarıda hafif bir rüzgâr… Kayseri’nin o sert ama tanıdık havası.

Laptopu açtım. Bir şeyler yazacaktım. Günlük gibi. İçimde birikenleri boşaltmak için.

Ama ekran döndü. Döndü. Döndü.

Ve hiçbir şey açılmadı.

İlk başta önemsemedim. “Bir şey olmuştur, düzelir” dedim. Ama sonra telefonuma baktım, o da aynıydı. Sinyal var gibi ama yok gibi. O gri, sinir bozucu bekleme hali.

İşte o an içimde ilk kırılma oldu.

Beklemek diye bir şey varmış

İnternet olmayınca zaman garipleşiyor. Sanki ev daha sessiz, sokak daha uzak, insanlar daha erişilmez oluyor.

Saatlere bakmaya başladım. Sürekli.

Bir süre sonra fark ettim ki asıl sorun internetin gitmesi değilmiş. Beklemekmiş.

Çünkü insan beklerken kendi içine fazla bakıyor. Ve ben içime baktıkça biraz daha sıkışıyordum.

Telefonu açıp kapatıyorum. Modemi resetliyorum. Fişini çekiyorum, takıyorum.

Hiçbir şey değişmiyor.

O sırada aklıma saçma bir soru takıldı:

İnternet ne zaman yenilenir?

Sanki internet bir eşya gibi, bozulup tamir edilip geri gelecekmiş gibi.

Mahalle sessizliği ve kopan bağlar

Sevgili Juvera ziyaretçileri, bugün “İnternet ne zaman yenilenir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.

Öğleden sonra dışarı çıktım. Apartmandan inerken merdiven boşluğunda bir komşuyla karşılaştım. O da telefonuna bakıyordu, yüzü ekşimiş.

“Sizde de yok mu?” dedi.

Başımı salladım.

İlk kez o an yalnız olmadığımı fark ettim ama bu rahatlatmadı. Garip bir şekilde daha da büyüttü içimdeki sıkışmayı.

Sokakta yürürken herkes aynıydı. Telefonlar elde ama işe yaramaz halde. Çocuklar bile video açamıyor, müzik yok, hiçbir şey yok.

Bir parkta oturdum.

Eskiden böyle anlarda müzik açardım. Ya da bir şeyler izlerdim. Şimdi sadece rüzgâr vardı.

Ve kendi düşüncelerim.

İnternetin yokluğu değil, alışkanlığın boşluğu

O an şunu düşündüm: Biz interneti bir araç gibi değil, bir uzuv gibi kullanıyoruz.

Yokluğu, sanki kolumuzu kaybetmişiz gibi hissettiriyor.

Ama aynı zamanda garip bir şey daha oldu.

Bir süre sonra sessizlik tanıdık gelmeye başladı.

Çocukların sesi, uzaktan geçen bir arabanın gürültüsü, bir kapının kapanışı… Hepsi daha net.

Ama yine de içimde bir soru dönüp duruyordu:

İnternet ne zaman yenilenir?

Sanki yenilenirse her şey yerine oturacakmış gibi.

Geceye doğru büyüyen sabırsızlık

Daha Fazlası İçin: İnterfaz evresinde DNA kendini esler mi ?

Akşamüstü eve döndüm. Modem hâlâ kırmızı ışık veriyordu.

Bir bardak çay koydum. Pencerenin kenarına oturdum.

Kayseri’nin akşamları soğuk olur. Ama o soğuk bile internetin yokluğundan daha katlanılabilirdi o an.

Telefonumun ekranına bakıyorum. Bildirim yok.

Hiçbir şey yok.

İnsan böyle anlarda küçük şeylere takılıyor. Bir mesaj sesi bile yoksa, dünya biraz duruyor gibi.

Defterimi açtım.

Yazmaya başladım.

“Bugün internet yok. Garip bir şekilde daha çok düşünüyorum.”

Sonra durdum.

Çünkü aslında “garip” değildi. Sadece alışmadığım bir şeydi.

Hatıraların açılmadığı bir gün

İnternet olmayınca geçmiş de garipleşiyor.

Fotoğraflara bakamıyorsun. Eski mesajlar yok. Videolar yok.

Sanki hafıza da çevrimdışı kalıyor.

O an bir şey fark ettim: Biz hatıralarımızı bile internete bırakmışız.

Ve internet gidince, bazı anılar da ulaşılmaz oluyor.

Bu düşünce içimi biraz ürpertti.

Çünkü insan, kendi geçmişine bile bu kadar bağımlı olmamalıydı belki de.

Ama yine de içimdeki o soru gitmiyordu:

İnternet ne zaman yenilenir?

Gece yarısına doğru gelen küçük değişim

Geceye doğru, apartmanda bir hareket oldu.

Bir komşu bağırdı: “Gelmiş!”

Önce inanmadım. Çünkü gün boyu defalarca aynı şey söylenmişti.

Ama sonra telefonuma baktım.

Bir bildirim.

Sonra bir tane daha.

Ve Wi-Fi listesi tekrar dolmaya başladı.

O an garip bir şey oldu.

Sevinç mi, rahatlama mı, yoksa sadece bitmiş bir bekleyişin hafifliği mi… tam çözemiyorum.

Modemi açtım.

Işıklar yeşile döndü.

Yenilenmek dediğimiz şey aslında bu mu?

İnternet geldiğinde dünya bir anda hızlandı.

Mesajlar düştü. Videolar açıldı. Bildirimler üst üste geldi.

Ama ben bir süre sadece baktım.

Çünkü o gün ilk kez şunu düşündüm:

Belki de internet “yenilenmez”. Biz onun geri gelmesini bekleriz.

Ve o bekleyiş, bize kendi hızımızı unutturur.

İnternet ne zaman yenilenir?

Belki hiç.

Belki sadece biz dayanamayıp yeniden bağlandığımızda.

Sonraki gün sabahı

Ertesi sabah her şey normaldi.

Ama benim için tam olarak normal değildi.

Çayımı içerken telefona hemen bakmadım.

Bir süre öylece oturdum.

Sessizliği dinledim.

İnternet yokken yaşadığım o boşluk, yerini tuhaf bir farkındalığa bırakmıştı.

Her şeyin ne kadar hızlı aktığını, ama bizim ne kadar az durduğumuzu fark ettim.

Ve içimden yine aynı soru geçti:

İnternet ne zaman yenilenir?

Ama bu kez cevap aramıyordum.

Sadece soruyu hatırlıyordum.

Çünkü bazı soruların cevabı olmuyor. Sadece insanın içinde bir yerde duruyor.

Umarız “İnternet ne zaman yenilenir” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Juvera ekibinden sevgilerle!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betxper giriş