Ne Tehdite Girer? Gündelik Hayattan Komik Bir Bakış Hayatın her anı bir tehdittir, değil mi? (Ama böyle dramatize etmiyorum, biraz eğlenceli bir bakış açısı istiyorum!) Günlük hayatta düşündüğümüzden çok daha fazla şey aslında tehdite girer. Bu tehdidin tanımını ciddiye almadan önce, bakalım gerçekten neler tehdite giriyor; ne var ki hayatın içinde “bu başıma dert açar” diyebileceğiniz bir durum yaratıyor. Çünkü bazen başımıza gelen şeyler o kadar komiktir ki, “ya tehdit bu mu, gel de seninle biraz kafa sallayalım!” dedirtiyor. Tehdit Olarak Kabul Edilen İlk Şey: Sabah Kahvesiz Uyanmak Bir İzmir sabahında, güne başlamadan önce kahve içmek bir kültürdür. Yoksa Ne…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Orun Anlayışı: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Edebiyat, kelimelerin gücüyle şekillenen bir dünyadır. Bir cümle, bir kelime, bir betimleme, bazen hayatta yıllarca bulamadığımız anlamları ya da unuttuğumuz duyguları aniden gözlerimizin önüne serer. Her metin, sadece içerdiği anlatıyla değil, içinde taşıdığı semboller, karakterler ve temalarla da derin anlamlar barındırır. Edebiyatın bu büyülü dünyasında, “orun” kavramı da önemli bir yer tutar. Orun, edebiyatın bir boyutunda, karakterlerin yerini ve rollerini belirleyen, bazen bir çatışmanın temellerini atan, bazen de bir toplumun veya kültürün değerlerini gözler önüne seren bir anlayış olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda, edebiyatın içinde orunun nasıl şekillendiğine, hangi metinlerde bu kavramın vücut bulduğuna ve…
Yorum BırakMecaz Çeşitleri ve Antropolojik Perspektif: Kültürlerin Derinliklerine Yolculuk Kültürler, her biri kendi dilini, geleneklerini, ritüellerini, değerlerini ve sembollerini barındıran eşsiz birer evren gibidir. Bu evrenlerin ortak noktalarından biri, kültürlerin kendini ifade etme biçimleri, yani sembolizmdir. Diller ve anlamlar, sadece kelimelerle sınırlı değildir. İnsanlar, semboller aracılığıyla düşüncelerini, duygularını ve değer yargılarını aktarırken, sıklıkla mecazları kullanırlar. Mecazlar, dilin soyut ve çok katmanlı yönlerini açığa çıkaran, bazen eğlenceli bazen de derin anlamlar taşıyan dilsel yapılar olarak karşımıza çıkar. Mecaz, bir kelimenin ya da ifadenin anlamının, bir başka anlamla ilişkilendirilmesi sürecidir. Ancak mecazlar, her kültürde farklı biçimler alabilir ve her kültür, kendi toplumsal yapısı,…
Yorum BırakKelimenin gücü, hem bireysel hem toplumsal anlamda bir dünyayı dönüştürebilme potansiyeline sahiptir. Edebiyat, bu gücün en güçlü araçlarından biridir; çünkü kelimeler, yalnızca bir mesaj iletmekle kalmaz, aynı zamanda insan ruhuna dokunur, zihni açar ve kalpte iz bırakır. Bir metnin her bir satırı, bir başka evrene açılan kapılar gibi, okuru farklı duygulara, düşüncelere ve varoluşsal sorgulamalara yönlendirir. Bu yazıda, edebiyatın derinliklerine inerek “kümede U” kavramını irdeleyecek ve bunun, metinler arası ilişkilerde ve edebiyat kuramlarında nasıl anlam kazandığını gözler önüne sereceğiz. Kümede U: Bir Kavramın Edebiyat Perspektifinden Yansıması Edebiyat, dilin ve anlamın en yoğun biçimde işlendiği alandır. Her bir sözcük, okurun zihninde…
Yorum BırakGeçmişin Işığında Bugünü Anlamak: Kilitlenmiş Sohbetlerde Bildirim Gelir mi? Geçmişi anlamak, yalnızca bir zaman dilimine tanıklık etmek değil, aynı zamanda bu zamanı içindeki ilişkileri, toplumsal dönüşümleri ve kırılma noktalarını inceleyerek, bugünü nasıl şekillendirdiğini keşfetmektir. Her tarihsel dönem, sadece kendi çağının anlamını taşımakla kalmaz, aynı zamanda bugün yaşadığımız dünyayı da şekillendirir. Bu yazıda, iletişimin evrimini ele alacak ve özellikle dijital dünyanın sunduğu yeni dinamiklerden biri olan kilitlenmiş sohbetlerde bildirim alınıp alınmadığını tarihsel bir perspektiften tartışacağız. Sosyal medya ve anlık mesajlaşma servislerinin kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini anlamak için geçmişten günümüze iletişim teknolojilerindeki gelişimleri incelemek gereklidir. 1. İlk İletişim Araçlarının Gelişimi: Yazılı Dil…
Yorum BırakFahri Mümyyiz Ne Demek? Toplumsal Normlar ve Güç İlişkileri Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Hayat, bize zaman zaman tanımlarda eksiklikler bırakır. “Fahri mümeyyiz” terimi de, çoğumuz için yabancı bir ifade olabilir, ancak bu terim, toplumsal yapıları, bireysel hakları ve sosyal rollerin nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olabilecek önemli bir kavramdır. Peki, fahri mümeyyiz nedir ve bu kavram, toplumdaki diğer yapıların ve ilişkilerin nasıl işlediğini anlamamıza nasıl katkı sağlar? Fahri mümeyyiz, çoğunlukla hukuk alanında karşımıza çıkan, ancak toplumsal yapıları, kültürel pratikleri ve bireyler arasındaki ilişkileri anlamamıza da katkı sağlayan bir kavramdır. Bu yazıda, terimi tanımlayarak toplumsal normlar, cinsiyet rolleri, güç ilişkileri ve eşitsizlik…
Yorum BırakBaş Aşağı Dönen Bebek Tekrar Döner Mi? Psikolojik Bir Bakış Bebeklerin dünyayı keşfetme yolculuğu, genellikle şaşırtıcı ve bazen de kafa karıştırıcı bir biçimde şekillenir. Bir bebek baş aşağı döndüğünde, çevresindeki dünya ile ilişkisi hızla değişir. Peki, bu bebeğin başı tekrar yerine döner mi? Psikolojik açıdan bakıldığında, bu basit bir fiziksel dönüşümden çok daha fazlasını ifade eder. İnsan beyninin, duygusal ve bilişsel süreçlerin ne kadar karmaşık olduğunu, toplumsal etkileşimlerin ne denli güçlü bir biçimde şekillendirdiğini anlamak için derinlemesine bir keşfe çıkmak gerekir. Bir bebek baş aşağı dönerken, sadece bedenin pozisyonu değişmez; aynı zamanda o bebek, dünyayı anlamlandırma biçiminde de bir dönüşüm…
Yorum Bırak18 Yaş Çocuk Sayılır Mı? Antropolojik Bir Perspektiften Giriş: Kültürlerin Çeşitliliğini Keşfetmek Dünya üzerindeki kültürler, yaşamı ve toplumsal düzeni çok farklı şekillerde algılar ve işler. Her kültür, kendine özgü ritüeller, semboller, değerler ve normlarla varlığını sürdürür. Bu farklılıklar, özellikle bireylerin toplumsal hayatta nasıl yer aldıkları konusunda belirginleşir. Birçok kültürde, 18 yaş bir dönüm noktası olarak kabul edilir, bir nevi yetişkinliğe adım atma yaşıdır. Ancak, bu yaşı belirleyen sadece biyolojik olgular değildir. Aynı zamanda kültürel değerler, ritüeller ve toplumsal yapılar da bu süreci şekillendirir. Bugün, “18 yaş çocuk sayılır mı?” sorusunu antropolojik bir perspektiften ele alacağız. Bu soruya yanıt verirken, kimlik…
Yorum BırakRCS Nedir, Ne İşe Yarar? Felsefi Bir Bakış Bir sabah uyandığınızda, gözlerinizi açmadan önce ilk işiniz nedir? Hemen telefonunuza göz atmak mı? Gerçekten ihtiyacınız olan bir bilgiyi aramak ya da sadece zaman geçirmek mi? Teknolojik araçların ve sistemlerin yaşamımıza ne kadar entegre olduğunu düşündüğümüzde, çoğumuzun cevabı bu tür dijital etkileşimler olacaktır. Fakat, bu dijital dünyada ne kadar derin bir etik ve epistemolojik sorgulama yapıyoruz? Çünkü artık bir şeyleri dijital ortamda yaparken, bu işlemlerin arkasında bir mantık, bir sistem, bir düzen var. RCS (Rich Communication Services) de tam olarak bu tür bir düzenin parçasıdır. Ama RCS sadece teknik bir sistemin adı…
Yorum BırakOmbre ve Estetik: Bir Yansımanın Felsefesi Bir sabah, aynada yansıyan halini gözlerken, saçlarının zamanla değişen tonlarına takıldın mı? Ombre, hayatımızın estetik akışının bir parçası hâline geldiği günümüz dünyasında, belki de sadece dış görünüşümüzü değil, içsel dünyamızı da dönüştüren bir metafora dönüştü. Saçlarındaki renk geçişinin ne kadar sürede yenilenmesi gerektiğini düşündüğünde, bu durum sadece bir bakım meselesi değil; zaman, değişim, kimlik ve güzellik anlayışları üzerine de derin bir sorgulamaya yol açabilir. Ombre, basit bir estetik seçim gibi görünse de, felsefi açılardan düşünüldüğünde, kendimizi nasıl algıladığımıza, toplumun estetik anlayışına ve dış görünüşle içsel dünyamız arasındaki ilişkiye dair önemli soruları gündeme getirir. Peki,…
Yorum Bırak